Bilgi Arşivi

İngilizce Günlük Konuşma Diyalogları | Hiç Bu Kadar Kolay Olmamıştı

İngilizce günlük konuşma ihtiyaçlarımız için karşımıza birçok farklı dil kalıbı ve kelimeler bulunmaktadır. İngilizce günlük konuşmalar ve anlamlarıaslına bakarsak çok fazla kelimeye ihtiyaç duyulmamaktadır.

Özellikle seyahatler ve ufak ihtiyaçlarımız için İngilizce günlük konuşma diyalogları ihtiyaçlarımızı kısmen karşılamaktadır. Ancak akıcı bir İngilizce içinde kendimizi geliştirmeye ve hakkını veren bir eğitime ihtiyacımız olduğunu hepimiz biliyoruz.

Pratik İngilizce Günlük Konuşma Kalıpları

Greetings (Selamlaşma için ihtiyaç duyulan İngilizce diyalogları)

A: Hello Mary! How are you? (Merhaba Mary! Nasılsın?)

B: Good morning Sophie!Thanks, I’m fine. What about you? (Günaydın Sophie!Teşekkürler iyiyim.Ya sen?)

A: I’m great! It was good to see you. (Harikayım! Seni görmek güzeldi)

B: It was good to see you, too. See you later! (Seni görmek de güzeldi. Sonra görüşürüz!)

A: See you soon, take care! (Yakında görüşürüz, kendine iyi bak!)

 

-Alternatifler

Hi! (Selam)

Good afternoon! (Tünaydın)

Good evening! (İyi akşamlar)

Good night! (İyi geceler)

How are you doing? (Nasılsın?)

How is it going/How are things? (Nasıl gidiyor?)

What’s new? (Ne var ne yok?)

What’s up? (N’aber?)

Where have you been? (Nerelerdeydin?)

How is everything? (Durumlar nasıl?)

How is business? (İşler nasıl?)

Great! (Harika!)

I’m OK. (İyiyim)

I’m doing fine. (İyi gidiyor)

Not bad (Fena değil)

So so (İdare eder)

Same as usual (Her zamanki gibi)

Good bye! / Bye! (Hoşçakal!)

See you! (Görüşürüz!)

See you tomorrow. (Yarın görüşürüz.)

See you next time. (Bir dahaki sefere görüşürüz)

I’ll catch you later. (Sonra görüşürü/konuşuruz)

Have a nice day! (İyi günler!)

Have a nice weekend! (İyi hafta sonları!)

It was good to see you. (Seni görmek güzeldi)

Take care of yourself! (Kendine iyi bak!)

İngilizce Konuşma Diyalogları Ve Anlamlarıyla Günü Kurtarabilirsiniz.

Introducing (Tanışma İngilizce Günlük Konuşma Diyalog Örneği)

A: Hi! What’s your name? (Selam! Adın nedir?)

B: My name is William, and this is my friend Tom. What’s your name? (Adım William, bu da arkadaşım Tom. Senin adın nedir?)

A: My name is Hank. Nice to meet you! (Benim adım Hank. Tanıştığımıza memnun oldum!)

B: Nice to meet you, too! What do you do? (Ben de tanıtıştığımıza memnun oldum! Ne iş yapıyorsun?)

A: I’m a teacher. And you? (Öğretmenim, ya siz?)

B: I’m an architect, and Tom is a civil engineer. (Ben mimarım, Tom inşaat mühendisi.)

A: Oh, very nice! (Çok güzel!)

 

-Alternatifler

I’m John. (Ben John).

This is Micheal. (Bu Micheal)

Pleased to meet you/ Glad to meet you. (Tanıştığımıza memnun oldum)

I want to introduce myself. (Kendimi tanıtmak istiyorum.)

Where are you from? (Nerelisin?)

I am from England / I’m English. (Ben İngilizim.)

What is your job? / What is your occupation? (İşin nedir?)

Are you a student? (Öğrenci misin?)

Where do you live? (Nerede yaşıyorsun?)

Barış Özcan, İngilizce öğrenimini kolaylaştıran yöntemi anlatıyor. Bence bakmakta fayda var.

Shopping (Alışveriş Diyalog Örneği)

A: Hello, may I help you? (Merhaba, yardımcı olabilir miyim?)

B: Hello, I’m looking a black dress. (Merhaba, siyah bir elbise bakıyorum.)

A: Right this way please. (Buradan lütfen.)

B: How much is this? (Bu ne kadar?)

A: It’s 40$. What size do you wear? (40 $. Hangi beden giyiyorsunuz?)

B: S please. But this looks so small. Have you got a bigger one? (S lütfen. Fakat bu çok küçük görünüyor. Daha büyüğü var mı?)

A: Of course. Here you are. (Tabii ki. Buyrun)

 

-Alternatifler

How much are they? (Bunlar ne kadar?)

How much does it cost? (Kaça mal olur?)

I am just looking. (Sadece bakıyorum.)

I want a different color. (Farklı bir renk istiyorum.)

It is very expensive. (Çok pahalı.)

It is very cheap. (Çok ucuz.)

Have you got a smaller one? (Daha küçüğü var mı?)

It’s on sale. (Bu indirimde.)

We have 10% discount. (%10 indirimimiz var.)

 

 

Karnınız acıktıysa aşağıda yer alanlara bir bakın derim.

Yemek istemek için İngilizce günlük konuşma diyalogları

A: Good evening sir. Welcome to our restaurant! (İyi akşamlar efendim.Restaurantımıza hoş geldiniz!)

B: Hello, do you have a table for two? (Merhaba, iki kişilik masanız var mı?)

A: Yes sir. Right this way please. (Evet efendim. Bu taraftan lütfen.)

B:Thank you. (Teşekkürler.)

A: Would you like to have some drinks started for you? What would you like ma’am? (Başlangıç olarak bir şeyler içmek ister misiniz? Ne istersiniz hanımefendi?)

C: Can I have some water, please? (Biraz su alabilir miyim lütfen?)

A: Of course ma’am. And you sir? (Tabii hanımefendi. Siz efendim?)

B: I think I’ll have a soda. (Sanırım bir soda alacağım.)

A: Would you like me to bring some appetizers before your meal? (Ana yemekten önce aparetif getirmemi ister misiniz?)

B: Yes, we we’ll have the chicken wings. (Evet, tavuk kanadı alalım.)

A: Okay. And what kind of sauce would you like with them? (Tamam. Hangi sosları istersiniz?)

B: Just ranch sauce please. Thank you. (Sadece ranch sos lütfen. Teşekkürler.)

A: You’re welcome. Are you ready to order now? (Rica ederim. Sipariş vermeye hazır mısınız?)

C: I’ll have beef stew. (Ben güveçte et alacağım.)

A: And for your side dishes? (Peki garnitür olarak?)

C: Baked potato, please. (Fırında patates lütfen.)

A: Great, and you sir? (Harika, peki siz efendim?)

B: Umm… I want to have steak. (Ben biftek istiyorum.)

A: And how would you like that cooked this evening? (Nasıl pişmiş olsun istersiniz?)

B: Uh, make it medium rare please. (Orta olsun lütfen)

A: Okay sir. I’ll put your order in right away. (Tamam efendim. Siparişinizi hemen getiriyorum.)

B: Thank you. (Teşekkürler.)

A: You’re welcome. (Rica ederim.)

B: Can I have our check please? (Hesabı alabilir miyim lütfen?)

A: Of course sir, just a moment. Will you be paying with cash or credit card? (Elbette efendim, hemen. Nakit mi kredi kartıyla mı ödeyeceksiniz?)

B: Credit card. (Kredi kartı.)

A: Okay. Thank you very much for visiting us. Have a good evening. (Tamam. Bizi ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederiz. İyi akşamlar.)

Adres Tarifi istemek için İngilizce konuşma diyalogları

A: Excuse me, can I ask you an address? (Afedersiniz, size bir adres sorabilir miyim?)

B: Of course. Where do you want to go? (Elbette. Nereye gitmek istiyorsunuz?)

A: I want to go to Taksim Square. (Taksim Meydanı’na gitmek istiyorum.)

B: You can go there by subway. (Metro ile gidebilirsiniz.)

A: Where is the subway station? (Metro istasyonu nerede?)

B: Go straight ahead. You will see the subway station in 100 metres. Get on the subway and get off in Taksim station. (Dümdüz gidin. 100 metre sonra metro istasyonunu göreceksiniz. Metroya binin ve Taksim istasyonunda inin).

A: Thank you! Have a nice day! (Teşekkür ederim! İyi günler!)

B: You’re welcome. Have a nice day! (Rica ederim. İyi günler!)

-Alternatif  İngilizce günlük konuşma diyalogları

I want to go to bus station. (Otogara gitmek istiyorum.)

Where is the bus stop? (Otobüs durağı nerede?)

Where is the toilet? (Tuvalet nerede?)

This is my hotel address. (Bu benim hotel adresim.)

It is very near. (Çok yakında.)

It is very far. (Çok uzakta.)

Turn right. (Sağa dön)

Turn left. (Sola dön)

Take the second left. (İkinci soldan dön)

Take the third right. (Üçüncü sağdan dön)

How can I go there?  (Oraya nasıl gidebilirim?)

You can go there by bus. (Oraya otobüsle gidebilirsin.)

 

İngilizce Kalıplar Ve Anlamları

Evet, biliyorum… Bunca kalıbı öğrenmek hayli zaman alacak ve tam olarak öğrendiğimizden kolayca emin olmayacağız. Ama İngilizce kalıplar ve anlamlarının en önemli amaçlarından biriside iletişimi hızlandırmasıdır.

Yukarıda yer alan İngilizce günlük konuşma diyalogları sadece İngiltere İngilizcesi için değil, Amerikan İngilizcesi içinde geçerlidir.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*